Sene 2010. Mimarlık dünyası büyük bir buhranın içerisindeydi. Büyük bir kaç firma (özellikle bunlara firma denmeli yoksa çünkü mimarlığın atölyesel ve sanatsal ortamından bağımsız bir iş yapıyorlar) ve mimarlıkla pek de alakası olmayan, fakat zamanın "görünürlük" kuralını içi boş bir biçimde dibine kadar becerebilen ufak imajlar piyasayı ele geçirmişti.
Gençlere yer yoktu. Genç fikirlerin değeri saatte 7tl ya da ayda 1500 tl ile fiyatlandırılmış, hatta fikri değil teknik çizim kabiliyeti tarifelendirilmişti.
Bir yerlerden küçük isyanlar işitilir gibi oluyordu, fakat henüz hiçbiri net olarak duyulmamıştı.
İnsanlar "ne yapalım bu düzen böyle" demeye programlı beyinlerinde "başka bir şey olmalı" umudunu bir türlü evcilleştiremiyorlardı.
Ama bir pazar deniz kenarında birileri hala "biraz umut" olduğunu birbirlerine itiraf edebildiler.
ve bugün şu linki attı doruk. olum çok güzel site. hala birileri sevdiği ve yapmak istediği için yapıyor bu işi.
http://www.pattu.net/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder